<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yer Bilimleri &#8211; Hepgün Ajans &#8211; Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</title>
	<atom:link href="https://www.hepgun.com/tag/yer-bilimleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.hepgun.com</link>
	<description>Bilgi, İnsanlığın Hazinesidir...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 21 Oct 2018 12:08:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.4</generator>
	<item>
		<title>Paleontoloji</title>
		<link>https://www.hepgun.com/bilim/paleontoloji/</link>
					<comments>https://www.hepgun.com/bilim/paleontoloji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hepgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Oct 2018 11:00:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fosilbilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Fosilbilimin Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Makropaleontoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Mikropaleontoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Paleontoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Paleontoloji İle İlgili Bilim Dalları]]></category>
		<category><![CDATA[Paleontoloji Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Paleontolojinin Tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Sistematik Paleontoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Stratigrafik Paleontoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hepgun.com/?p=8775</guid>

					<description><![CDATA[<p>Paleontoloji, taşılbilim ya da fosilbilim, fosilleri veri olarak kullanarak dünyada yaşamın tarihini yazmak amacını taşıyan bilim dalıdır. Yunanca palaios (eski) onto (varlık) ve logos (bilim) kelimelerinden türemiştir. Eski varlık bilimi olan Paleontoloji; Stratigrafi, Sedimantoloji, Tarihsel Jeoloji, Biyoloji, Ekoloji, Coğrafya, Klimatoloji ve Evrim ile yakın ilişkilidir. Fosilbilim, fosil bilim ya da taşıl bilim olarak da bilinir. Bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/paleontoloji/">Paleontoloji</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Paleontoloji,</span> taşılbilim ya da fosilbilim, fosilleri veri olarak kullanarak dünyada yaşamın tarihini yazmak amacını taşıyan bilim dalıdır.</strong></p>
<p>Yunanca palaios (eski) onto (varlık) ve logos (bilim) kelimelerinden türemiştir. Eski varlık bilimi olan Paleontoloji; Stratigrafi, Sedimantoloji, Tarihsel Jeoloji, Biyoloji, Ekoloji, Coğrafya, Klimatoloji ve Evrim ile yakın ilişkilidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Fosilbilim, fosil bilim ya da taşıl bilim olarak da bilinir.</strong></span> Bir başka tanımlamayla, ölmüş varlıkların &#8220;fosil&#8221; olarak isimlendirilen taşlaşmış kalıntılarından ya da izlerinden hareketle, jeolojik zamanda yaşamış olan canlıların en ilkelinden günümüzdeki en gelişmiş olanlarına değin geçirdikleri gelişmeleri, çeşit ve şekilleri, yaşama ortamları, ortaya çıkışları ve yok oluşlarıyla, zaman ve mekandaki dağılış ve yayılışlarını araştıran bilim dalıdır. İlk paleontoloji araştırmaları Leonardo da Vinci tarafından, Mısırdan getirilmiş kireçtaşında nummulitesleri görmesiyle yapılmaya başlanmıştır. Da Vinci Nummulites&#8217;in, bir organizma kalıntısı olduğunu anlamıştır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Fosilbilim iki çeşit olarak incelenir. Bunlar;</span></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Makropaleontoloji:</strong></span> Mikroskopta incelenmeyen, makro büyüklükteki fosilleri araştıran paleontolojinin alt dalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Mikropaleontoloji:</strong></span> Çıplak gözle incelenemeyen, ancak mikroskopla incelenebilen fosilleri araştıran paleontolojinin alt dalıdır.<br />
Fosilbilim bu şekilde araştırmalarıyla yer ilmi olan jeolojiye de yardımcı olmaktadır. Bu şekilde yapılan araştırmalar neticesinde tam olarak zamânımıza kadar gelebilmiş fosil zincirine rastlamak mümkün olabilir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-8777" src="https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/paleontoloji02.jpg" alt="" width="1000" height="756" srcset="https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/paleontoloji02.jpg 1000w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/paleontoloji02-300x227.jpg 300w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/paleontoloji02-768x581.jpg 768w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/paleontoloji02-80x60.jpg 80w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/paleontoloji02-696x526.jpg 696w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/paleontoloji02-556x420.jpg 556w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Fosilbilimin Önemi:</strong></span></p>
<p>Fosiller göreceli jeolojik yaş belirlenmesinde depolanma içeriğinin benzerliğiyle stratigrafik delil oluşturur.<br />
Yerbilimsel tarih boyunca coğrafi oluşumların ve ortamsal değişimlerin kanıtlarıdır.<br />
Eski organizmaların kayıtlarını inceleyerek yerbilimsel tarih boyunca hayvan ve bitkilerin evrimini gösterir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İlgili Bilim Dalları:</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sistematik Paleontoloji:</strong></span> Fosillerin morfolojik ve varsa anatomik bilgilerine belli bir düzen verip, kökensel değişikliklerinin basamaklarını belirleyerek bunları isimlendirir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Stratigrafik Paleontoloji:</strong></span> Fosillerin dikey dağılımını inceler. Paleoekoloji Fosil organizmaların paleofizik ve paleobiyotik çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyerek fosillerin nerede ve nasıl yaşadığını araştıran bilim dalıdır. Paleobiyocoğrafya Fosillerin coğrafi ve yatay dağılımını inceler.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/paleontoloji/">Paleontoloji</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hepgun.com/bilim/paleontoloji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mikolojinin Tarihçesi</title>
		<link>https://www.hepgun.com/bilim/mikolojinin-tarihcesi/</link>
					<comments>https://www.hepgun.com/bilim/mikolojinin-tarihcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hepgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Oct 2018 20:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Mikolojinin Tarihçesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hepgun.com/?p=8758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mantarların varlığının tanınması çok eski zamanlara (Devonian ve Prekambium) kadar uzanmaktadır. Bitkiler üzerinde mantarların ürediğini ve bazı zararlara neden olduğuna ait ilk bilgileri Vedas (MÖ. 1200) vermektedir. Romalılar zamanında, depolarda saklanan danelerde ve tahıllarda mantarların ürediğini Pliny (M.S. 23-79) bildirmektedir. Yine bu dönemlerde, mantarlara ait bazı resimlerin çizildiği, Pompei&#8217;deki kazılardan anlaşılmaktadır. Loncier, çavdar mahmuzunu (Claviceps purpurae mantarının [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/mikolojinin-tarihcesi/">Mikolojinin Tarihçesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Mantarların varlığının tanınması çok eski zamanlara (Devonian ve Prekambium) kadar uzanmaktadır. </strong></span>Bitkiler üzerinde mantarların ürediğini ve bazı zararlara neden olduğuna ait ilk bilgileri Vedas (MÖ. 1200) vermektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Romalılar zamanında, depolarda saklanan danelerde ve tahıllarda mantarların ürediğini Pliny (M.S. 23-79) bildirmektedir.</strong></span> Yine bu dönemlerde, mantarlara ait bazı resimlerin çizildiği, Pompei&#8217;deki kazılardan anlaşılmaktadır. Loncier, çavdar mahmuzunu (Claviceps purpurae mantarının sklerotiumu) tanıyan ve bunun morfolojik özellikleri hakkında bilgi veren kişi olarak tanınmaktadır (1582). Clusius (1526-1609), mantarlar üzerinde araştırmalar yapmış ve elde ettiği bilgileri 28 sayfalık bir monograf içinde yayımlamıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gaspard Bauhin (1560-1624),</strong></span> mantar üzerinde araştırmalar yapmış ve hazırladığı <strong><span style="color: #ff0000;">&#8220;Pinax Theatri Botanici&#8221;</span></strong> adlı eserinde 100 kadar mantarın özelliklerini bildirmiştir (1623). <strong><span style="color: #ff0000;">Marcello Malpighi (1628-1694),</span></strong> Rhizopus, Mucor, Penicillium ve Botrytis gibi bazı mantarlar üzerinde araştırmalar yapmış ve bunlara ilişkin özlü bilgiler vermiştir (1679). <strong><span style="color: #ff0000;">Van Sterbeeck (1630-1693),</span></strong> yenilebilen mantarlarla zehirli olanlar arasında ayrımları belirtmeye çalışmış ve bu konudaki görüşlerini yayımlamıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hooke (1635-1703),</strong></span> mantarlar üzerinde birçok araştırmalar yapmış ve bunları <strong><span style="color: #ff0000;">&#8220;Micrographia&#8221;</span></strong> adlı yapıtında resimleyerek Royal Society &#8216;ye sunmuştur. Araştırıcı, özellikle, iki mantar üzerinde (Phragmidium ve Mucor) incelemeler yapmış, bunların bitki olduklarına ve bitkilerden orijin aldıklarına inanmıştır (1667).</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tournefort (1656-1708),</strong></span> çeşitli mantarlar ve likenler üzerinde incelemeler yaparak bunları, morfolojik ve diğer karakterlerine dayanarak, 6 gruba (1-Fungus, 2-Boletus, 3-Agaricus, 4-Lycoperdon, 5-Coralloides, 6-Tubira) ayırmış ve &#8220;Element de Botanique&#8221; adlı eserinde yayımlamıştır (1694). <span style="color: #ff0000;"><strong>Sebastian Vaillant (1669-1750),</strong></span> mantarlar üzerinde ayrıntılı çalışmalar yapmış, bazılarını alfabetik olarak klasifiye etmiş, önemli gördüklerinin de resimlerini çizmiş ve <span style="color: #ff0000;">&#8220;Botanicon Parisiense&#8221;</span> adlı kitabında açıklamıştır (1727).</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Antonio Micheli (1679-1737),</strong></span> mantarlar üzerinde yaptığı inceleme ve araştırmaları grup isimlerinden yararlanarak sınıflandırmış (Clavaria, Clathrus, Geaster, Lycoperdon, Phallus, Tuber gibi) ve bunları &#8220;Nova Genera Plantarum&#8221; adlı eserde yayımlamıştır (1729). Araştırıcının, çizdiği resimler ve verdiği bilgilere dayanarak spesifik identifikasyon yapılabilir. Bu eserin çok değerli olduğu ve mantarların ayrımlarında bazı önemli anahtarları açıkladığı bildirilmektedir. Kendisinin yaptığı özel klasifikasyonda bazı büyük mantarlara özel yer vermiş ve bunları Fungi lamellati (Agaricaceae), Fungi porosi(Polyporaceae) ve Fungi romosi (Clavariaceae) diye 3 gruba ayırmıştır. Botrys ve Rhizopus gibi bazı mantarları da saf kültürler halinde üretmiştir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Carl Von Linne (Linneaus, 1707-1778),</strong></span> bir botanikçi olan bu araştırıcı, kendi yaptığı klasifikasyon içinde mantarları &#8220;Species Plantarum&#8221; adlı yapıtında <strong><span style="color: #ff0000;">&#8220;Cyrptogamia Fungi&#8221;</span></strong> sınıfında toplamış ve Agaricus,Boletus, gibi bazı generik isimler de kullanmıştır. (l753).<strong> <span style="color: #ff0000;">Gleditsch (l7l4-l786),</span></strong> mantarların sporları ve sporulasyon özellikleri üzerinde araştırma ve incelemeler yapmış ve bu karakterlerine göre mantarları 2 ana bölüme ayırmıştır.</p>
<p>Builliard, Discomycetes, Pyrenomycetes, Mucorales ve Mycetozoa &#8216;lar üzerinde araştırmalar yapmış ve bulgularını &#8220;Champignon de France&#8221; de yayımlamıştır (l79l). <span style="color: #ff0000;"><strong>Hendrik Persoon (l76l-l836), </strong></span>mantarlara ilişkin incelemelerini, taksonomik bir yapıt olan &#8220;Synopsis Methodica Fungorum&#8221; da toplamıştır (l80l). Ayrıca kendisinin 3 volum halinde olan, l822 ve l828 yıllarında yayımlanan &#8220;Mycologia Europaea&#8221; adlı çalışmaları da vardır. Araştırıcı, mantarları 2 sınıf, 6 ordo ve 71 genusa ayırarak bir klasifikasyon yapmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Schweinitz (l780-l834),</strong></span> Kuzey Amerika&#8217;da, North Carolina eyaletinde 3000 ve Pennsylvania&#8217;da da l200 mantar toplayarak incelemiş ve bunları <strong><span style="color: #ff0000;">&#8220;Synopsis Fungorum Carolina Superioris ve Synopsis Fungorum in America Boreali Medico Degantium&#8221;</span> </strong>adlı yayınlarda açıklamıştır. <span style="color: #ff0000;"><strong>Elias Fries (1794-1878),</strong></span> bugünkü mantarlar sistematiğinin esasını kurmuş ve İsveç&#8217;de de mantar klasifikasyonu ile bir fonun kurulmasında önderlik etmiş olan araştırıcı çalışmalarını <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;Systema Mycologicum&#8221;</strong></span> adlı eserde toplamıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Josef Cordo (l809-l849)</strong></span>&#8216; nun, mantarlar üzerindeki çalışmalarını 6 cilt halinde olan &#8220;İcones Fungorum Hucusque Cognitorum&#8221; adı altında yayımlanmıştır. <span style="color: #ff0000;"><strong>Anton de Bary (1831-1888),</strong></span> mantarların yaşam dönemleri üzerinde incelemeler yaparak bir çok kapalı noktaları aydınlığa kavuşturmuştur. Mycetozoa&#8217;nın yaşam siklusunu dönemini 1859&#8217;da açıklamıştır. Harton Peck (1833-1917) de 2500 tür mantar üzerinde çalışmıştır.</p>
<p>Andrea Saccardo (1845-1920), mantarlar üzerinde 1880 yılına kadar yapılmış inceleme ve araştırmaları, 25 cilt halinde olan ve ilki 1882&#8217;de yayımlanan &#8220;Sylloge Fungorum&#8221; adlı eserde toplamıştır. Son cilt, ölümünden sonra 1931&#8217;de yayımlanmıştır. Bu çalışmalarda, 80.000 mantar türü bildirilmiştir.</p>
<p>Tulasne&#8217;nin güzel resimlerle süslenmiş olan &#8220;Selecta Fungorum Carpologia&#8221; adlı eseri 1861-1865 yılları arasında ve 3 cilt halinde basılmıştır. Bunlardan sonra bir çok araştırıcı, mantarlar üzerinde çok değerli çalışmalar yapmış ve bunları sınıflandırmaya çalışmışlardır. <span style="color: #ff0000;"><strong>Patouillard, Quelet, Cooke (1871-1883), Massee (1892-1895), Bresadola (1927-1932),</strong></span> ayrıca <strong><span style="color: #ff0000;">Engler, Prantl, Rabenhorst, Sydows, Oudemans, Seymour</span></strong> gibi araştırıcılar da mantarlar üzerinde inceleme ve çalışmalar yapmışlardır.</p>
<p>Mantarlar, bitkilerde olduğu gibi, insan ve hayvanlarda da çeşitli hastalıklara (mycoses) neden olurlar. Mantarların bitkilerde hastalık oluşturduğuna dair birçok yayınlar vardır <span style="color: #ff0000;"><strong>Fontana (1767), Prevot (1807), Berkeley (1832), Kühn (1858), de Bary (1866), Hartig (1874), Woronin (1878), Whetzel (1918).</strong></span> Lafar, mayaların endüstride kullanılmaları hakkında, &#8220;Technische Mykologie (1904)&#8221; adlı yayında bilgi vermiştir.</p>
<p>Balıklarda (sazanlarda) Saprolegnia türü mantarlardan ileri gelen infeksiyonlar hakkındaki bilgilere, 1748 yılında yayımlanan &#8220;Transactions of the Royal Society&#8221; adlı bilimsel dergide rastlanmaktadır. <span style="color: #ff0000;"><strong>Richard Owen (1804-1892),</strong></span> Avian Aspergillosis üzerinde çalışmalar yapmış ve bulgularını neşretmiştir (1832). <span style="color: #ff0000;"><strong>Agostina Bassi (1773-1856),</strong></span> ipek böceklerindeki mantar hastalıkları üzerinde çalışmalar yapmış ve bulgularını bir monografta ayrıntılı olarak açıklamıştır (1837). <span style="color: #ff0000;"><strong>Berg (1806-1887),</strong></span> insanlardaki Candida albicans infeksiyonları üzerinde araştırmalar yapmış ve bulgularını yayımlamıştır. <span style="color: #ff0000;"><strong>David Gruby (1810-1898),</strong></span> insanlardaki Dermatophyt infeksiyonları ile ilgilenmiş ve bunlara ait bir rapor düzenlemiştir. <span style="color: #ff0000;"><strong>Sabouraud (1864-1938),</strong></span> medikal mikoloji üzerinde çok değerli çalışmalar yapmış ve bu konuda da bir kitap yayımlamıştır (1910).</p>
<p>Bugün mantarların çeşitli yönlerini (morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal özellikleri ve antijenik yapıları, patojeniteleri epidemiyolojileri ve diğer karakterleri) açıklayan çok değerli araştırmalar yapılmakta ve henüz kesinlik kazanmamış veya tam olarak bilinmeyen yönleri aydınlatılmaya çalışılmaktadır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/mikolojinin-tarihcesi/">Mikolojinin Tarihçesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hepgun.com/bilim/mikolojinin-tarihcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meteoroloji</title>
		<link>https://www.hepgun.com/bilim/meteoroloji/</link>
					<comments>https://www.hepgun.com/bilim/meteoroloji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hepgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Oct 2018 05:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aeronatik Meteoroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Günümüzde Meteoroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Havacılık Meteorolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Meteoroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Meteorolojinin Tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Meteorolojinin Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Meteroloji Nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hepgun.com/?p=8721</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meteoroloji atmosferde meydana gelen hava olaylarının oluşumunu, gelişimini ve değişimini nedenleri ile inceleyen ve bu hava olaylarının canlılar ve dünya açısından doğuracağı sonuçları araştıran bir bilim dalıdır. Meteoroloji&#8217;nin Tarihi: Meteorolojik olaylar, insanoğlunun yaşamını ilk çağlardan itibaren etkilemiş, insanlar günümüze kadar dünya atmosferinde olup biten olayların nedenlerini zamanın koşullarına göre inceleyip araştırmışlardır. Bu amaçla da çeşitli [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/meteoroloji/">Meteoroloji</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji atmosferde meydana gelen hava olaylarının oluşumunu, gelişimini ve değişimini nedenleri ile inceleyen ve bu hava olaylarının canlılar ve dünya açısından doğuracağı sonuçları araştıran bir bilim dalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meteoroloji&#8217;nin Tarihi:</strong></span></p>
<p>Meteorolojik olaylar, insanoğlunun yaşamını ilk çağlardan itibaren etkilemiş, insanlar günümüze kadar dünya atmosferinde olup biten olayların nedenlerini zamanın koşullarına göre inceleyip araştırmışlardır. Bu amaçla da çeşitli gözlem ve incelemeler yaparak hava olaylarını önceden tahmin edebilme yollarını bulmaya çalışmışlar, bunların olumlu etkilerinden faydalanma, olumsuz etkilerinden de kurtulma ve korunma yollarını aramışlardır.</p>
<p>Meteoroloji, insanlık tarihi kadar eski bir bilim olmasına karşın, gerçek kimliğine 19. yüzyıl sonlarına doğru kavuşmuştur. İlk meteorolojik haritalar 1869 yılında Prof. Cleveland Abbe ve Alexander Buchan tarafından yapılmıştır. 1882 yılında Elias Loomis, ilk dünya yağış dağılım haritasını, 1887 yılında Dr Julius Hann ise, ilk meteoroloji atlasını hazırlamışlardır. Hava olaylarını takip eden ilk uygarlık Mısırlılardır. Mısırlılar, Nil Nehri çevresinde tarım yapmışlardır. Tarımsal faaliyetlerini düzenlemek ve sürdürmek amacıyla hava olaylarını takip etmişlerdir. Eski dönemlerde Türkler de göçebe yaşam sürdükleri için hava olaylarıyla ve mevsimlerle fazlasıyla ilgili olmuşlardır. Türk Boyları, yaz mevsimlerinde serin yaylalara çıkmış, kış mevsiminde ddağların eteklerindeki ovalarda ve daha sıcak bölgelerde yaşamışlardır. Bu yüzden hava olayları onları önemli ölçüde etkilemiş, yaşamlarını meteorolojik şartlara göre düzenlemişlerdir. Bu etkilenme günümüzde de devam etmekte ve bazı insanların göçebe yaşamalarına neden olmaktadır.</p>
<p>Atmosfer içinde oluşan sıcaklık değişimlerini, rüzgar, yağmur, kar, dolu, yıldırım gibi olayları inceleyen, hava olayları tahminleri yapan hava bilgisine meteoroloji denir. Meteoroloji bilimi ile ilgilenen kişilere de meteorolog denir. Meteorologlar, uydulara takılan çeşitli araçlarla, meteoroloji balonlarıyla ve meteoroloji istasyonlarında yapılan ölçümlerle hava olaylarını inceler, gözlemler ve elde ettikleri verilerden sonuçlar çıkarırlar. Bu veriler ışığında gelecek günlerin hava tahminlerini yaparak, meteorolojik olayları önceden bilmemizi sağlarlar.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-8723" src="https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/meteoroloji02.jpg" alt="" width="1068" height="649" srcset="https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/meteoroloji02.jpg 1068w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/meteoroloji02-300x182.jpg 300w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/meteoroloji02-768x467.jpg 768w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/meteoroloji02-1024x622.jpg 1024w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/meteoroloji02-696x423.jpg 696w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/10/meteoroloji02-691x420.jpg 691w" sizes="(max-width: 1068px) 100vw, 1068px" /></p>
<p>İnsanların, değişik çevre ve iklim koşullarına uyum sağlama kapasiteleri yüksektir. Buna rağmen, meteorolojik olayların önemli değişiklikler göstermesine karşı savunmasız kaldıkları da bilinen bir gerçektir. İnsanlar havanın çok sıcak, çok soğuk veya çok nemli olduğu durumlardan etkilenirler. Fırtınalar, şiddetli seller, anormal yağışlar ve kuraklık gibi doğa felaketleri insan yaşamına ve sağlığına olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Meteoroloji sayesinde tüm bu doğa felaketlerinden haberdar olabiliyor ve zamanında gereken önlemi alabiliyoruz. Önlem alarak, bu felaketlerden büyük ölçüde korunuyoruz. Gelin meteorolojinin insanlığa sağladığı büyük faydaları vardır.</p>
<p>Hemen her gün insanlar yeni başlayacakları ve yaşayacakları günün hava durumunu bilmek isterler. Hava yağmurluysa yanlarına şemsiye alırlar, çok soğuk havalarda eldiven, bere ve atkılara sarınırlar. şoförler, kaptanlar ve pilotlar hava durumunu öğrenmeden yola çıkmaz çoğu zaman. Ülkemizde sıklıkla yaşanan şiddetli lodosta baca zehirlenmelerine karşı meteoroloji insanları uyarır. Özellikle sobalı evlerde yaşayan insanların, sobalarının bacasından çıkan gazlar basınç nedeni ile dışarı çıkamaz ve içerde sıkışır. Bu sıkışma ile odaya karbon monoksit gazı dolar. Bu olay zehirlenmeye yol açar. Meteoroloji, birçok meslek alanın da etkiler. Yağışlar, kuraklık ve diğer hava olayları bu çalışmalara etki eder.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Günümüzde Meteoroloji:</strong></span></p>
<p>Günümüzde meteorolojik hizmetler tamamen bilimsel yöntemlerle ve uluslararası işbirliği içerisinde yürütülmektedir. Bugün dünyada, 24 saat sürekli çalışan onbin civarında kara istasyonu, açık denizlerde görev yapan altıbinden fazla gözlem gemisi ve yüksek hava sondajları yapan binden fazla meteoroloji istasyonu vardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Havacılık Meteorolojisi:</strong></span></p>
<p>Uçuş faaliyetlerini etkileyen meteorolojik olay <strong>(Oraj, Downburst, Microburst, Türbülans, Buzlanma, Sis vs.)</strong> ve parametrelerin gözlem ve tahminlerini kapsamına alan ve meteorolojinin havacılıkla ilgilenen dalına <strong><span style="color: #ff0000;">&#8220;Aeronatik Meteoroloji&#8221;</span></strong> veya <strong><span style="color: #ff0000;">&#8220;Havacılık Meteorolojisi&#8221;</span></strong> denir.</p>
<p>Aeronatik Meteoroloji, her türlü hava taşımacılığında ihtiyaç duyulan yaygın, güvenli, süratli ve standartlara uygun meteorolojik bilgilerle, bunların temin edilmesi için işletme ve planlama hizmetlerini kapsayan bir bilim dalıdır.</p>
<p>Ülkemizin ekonomik, askeri ve turizm alanındaki gelişmelerine paralel olarak havaalanlarımızın sayısı da her yıl artmaktadır. Havacılığın meteorolojik olaylara son derece duyarlı bir sektör olması ve sayıları hızla artan bu havaalanlarının meteorolojik destek hizmeti talepleri Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünce <strong>Dünya Meteoroloji Teşkilatı (WMO)</strong> ve <strong>Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO)</strong> standartlarında karşılanmaya çalışılmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/meteoroloji/">Meteoroloji</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hepgun.com/bilim/meteoroloji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fosil</title>
		<link>https://www.hepgun.com/bilim/fosil/</link>
					<comments>https://www.hepgun.com/bilim/fosil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hepgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2018 17:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fosil]]></category>
		<category><![CDATA[Fosil Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Fosilleşme Olmaz ise Ne Olur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hepgun.com/?p=8701</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fosil canlının öldükten sonra kemiklerinin bazı nedenlerden dolayı havayla temasının kesilerek milyon yıllar boyunca korunarak günümüze ulaşmasıdır. Nedir Bu Nedenler ? Milyon yıllar boyunca orada kalacak şekilde buzla kaplanma. Ağaç reçineleri (Bazı ülkelerde karıncaların ağaç reçinelerin içinde kalan fosillerinden çeşitli aksesuarlar yapılır.) Canlı organizmaların yok olması. Aniden havayla temasın kesilmesi (Bazı doğal afetler v.s. ) [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/fosil/">Fosil</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fosil canlının öldükten sonra kemiklerinin bazı nedenlerden dolayı havayla temasının kesilerek milyon yıllar boyunca korunarak günümüze ulaşmasıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nedir Bu Nedenler ?</strong></span></p>
<ul>
<li><strong>Milyon yıllar boyunca orada kalacak şekilde buzla kaplanma.</strong></li>
<li><strong>Ağaç reçineleri (Bazı ülkelerde karıncaların ağaç reçinelerin içinde kalan fosillerinden çeşitli aksesuarlar yapılır.)</strong></li>
<li><strong>Canlı organizmaların yok olması.</strong></li>
<li><strong>Aniden havayla temasın kesilmesi (Bazı doğal afetler v.s. )</strong></li>
<li><strong>Kemiklerin kayaçlar arası izole bir şekilde korunması.</strong></li>
<li><strong>Toprakta tuz miktarı.</strong></li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Fosilleşme Olmaz ise Ne Olur ?</strong></span></p>
<p>Geçmiş nesillerde bir fosilleşme ile karşılaşmamış bir canlının (örnek dinozor ) kalıntıları büyük bir ihtimal ile bizim nesillerimizin ulaşım araçlarında yakıt olarak kullanılıyordu.</p>
<p>Bilim insanları fosillerden birçok şey öğrenebilir. İşte bazı örnekler:</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">1-)</span> Ne çeşit bir organizmanın hangi zamanda ve nerede yaşadığını öğrenebiliriz.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">2-)</span> Bazı hayvan gruplarının ne zaman evrildiğini ve onların atalarının neye benzediklerini öğrenebiliriz.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">3-)</span> Kıtaların birbirlerinden nasıl ayrıldıklarını fosil türlerinin nerelerde bulunduklarını karşılaştırarak öğrenebiliriz (örneğin bir türe ait fosil kalıntılarının hem Afrika hem de Güney Amerika’da bulunduğunu farzedelim bu türün okyanusları aşamayacağını biliyorsak Afrika ve Güney Amerika’nın bir zamanlar birleşik olduğunu çıkarabiliriz.)</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">4-)</span> Nesli tükenmiş bir organizmanın ne yediğini, nasıl göründüğünü, hangi boyutta olduğunu, cinsiyetini, fiziksel yeterliliklerini, gelişim mekanizmasını, ömrünü, patolojisini ve daha birçok özelliğini fosillerden öğrenmek mümkün.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/fosil/">Fosil</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hepgun.com/bilim/fosil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En Ünlü Otobur Dinozorlar</title>
		<link>https://www.hepgun.com/bilim/en-unlu-otobur-dinozorlar/</link>
					<comments>https://www.hepgun.com/bilim/en-unlu-otobur-dinozorlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hepgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Oct 2018 11:00:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dinozorlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvansever Kanalları]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ankylosaurus]]></category>
		<category><![CDATA[Boynuzlu Dinozorlar]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Büyük Dinozorlar]]></category>
		<category><![CDATA[En Ünlü Otobur Dinozorlar]]></category>
		<category><![CDATA[Stagosaurus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hepgun.com/?p=8618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Böylesine yırtıcı dinozorlarla aynı dönemde yaşayan Otobur dinozorların yaşam koşulları çok zordu. Bir kısmı kaçarak kurtulurken, daha yavaş olanlar ise farklı savunma sistemleri geliştirmişlerdi. Yırtıcı dinozorlar da daha çok sürünün en zayıf ve yaşlı olanına saldırdıkları ise kendiliğinden bir doğal ayıklama sistemi de gelişmişti. Stagosaurus: Jura döneminin sonlarında yaşayan bu dinozorun özel bir savunma sistemi vardı. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/en-unlu-otobur-dinozorlar/">En Ünlü Otobur Dinozorlar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Böylesine yırtıcı dinozorlarla aynı dönemde yaşayan Otobur dinozorların yaşam koşulları çok zordu. Bir kısmı kaçarak kurtulurken, daha yavaş olanlar ise farklı savunma sistemleri geliştirmişlerdi. Yırtıcı dinozorlar da daha çok sürünün en zayıf ve yaşlı olanına saldırdıkları ise kendiliğinden bir doğal ayıklama sistemi de gelişmişti.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Stagosaurus:</strong></span> Jura döneminin sonlarında yaşayan bu dinozorun özel bir savunma sistemi vardı. Uzunluğu 9 metre ağırlığı ise 2 ton olan bu dev dinozor sert zırhı ve kuyruğundaki dikenleri sayesinde kendini koruyabiliyordu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ankylosaurus:</strong></span> Üst Kretase’nin sonlarında (70-65 milyon yıl önce) yaşamış olan bu otobur’un uzunluğu 7-10 metre, ağırlığı ise 5-7 ton civarındaydı. En büyük düşmanı T-Rex’ten kuyruğunda bulunan büyük topuzu sayesinde kurtulabiliyordu. Topuzu en büyük silahıydı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Çok Büyük Dinozorlar:</strong></span> Uzunluğu 25 metre, ağırlığı 70 tona kadar çıkabilen Brachiosaurus tüm dinozorlar içinde en büyük dinozordur. Jura sonu – Kretase başında (150-130 milyon yıl önce) yaşayan bu dev, ağaç yapraklarını yiyerek yaşıyordu. Seismosaursus da en az onun kadar görkemli bir gövdeye sahiptir. Uzunluğu 25 metre, ve ağırlığı 10 ton olan Diplodocus, 20 metre uzunluğundaki Camararasaurus, 25 metre uzunluğundaki Apatasosaurus ve 12 metre uzunluğundaki Saltasaurus çok iri otobur dinozorlardan sadece birkaç tanesi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Boynuzlu Dinozorlar:</strong></span> Bazı otobur dinozorlar ise günümüzdeki gergedan benziyorlardı. Sert zırhları ve kafalarındaki boynuzları sayesinde avcılardan kurtulmayı başarabiliyorlardı. Bunlardan 5 metre uzunluğundaki Chasmosaurus, 7 metre uzunluğundaki Pentaceratops ve yeryüzünden en son görülen boynuzlu dinozor türü olan 9 metre uzunluğundaki Triceratops en çok bilinen türlerdir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/en-unlu-otobur-dinozorlar/">En Ünlü Otobur Dinozorlar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hepgun.com/bilim/en-unlu-otobur-dinozorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En Ünlü Etobur Dinozorlar Hangileridir?</title>
		<link>https://www.hepgun.com/bilim/en-unlu-etobur-dinozorlar-hangileridir/</link>
					<comments>https://www.hepgun.com/bilim/en-unlu-etobur-dinozorlar-hangileridir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hepgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2018 20:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dinozorlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvansever Kanalları]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Allosaurus]]></category>
		<category><![CDATA[Carcharodontosorus]]></category>
		<category><![CDATA[Carnotaurus]]></category>
		<category><![CDATA[En Ünlü Etobur Dinozorlar]]></category>
		<category><![CDATA[En Ünlü Etobur Dinozorlar Hangileridir]]></category>
		<category><![CDATA[Giganotosaurus]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanseverler Kanalları]]></category>
		<category><![CDATA[Spinosaurus]]></category>
		<category><![CDATA[Tarbosaurus]]></category>
		<category><![CDATA[TRex]]></category>
		<category><![CDATA[Tyrannosaurus–Rex (TRex)]]></category>
		<category><![CDATA[Velociraptor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hepgun.com/?p=8547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tyrannosaurus – Rex (T-Rex): Dinozorların kralı olarak isimlendirilir. Üst Kretase’de (90-65 milyon yıl önce) egemen olan bu yırtıcı kuzey Amerika’da yaşamıştı. Boyu 14 -15, yüksekliği de yaklaşık 6- 6.5 metre olan bu olağanüstü dinozor karadaki en yırtıcı dinozordu. Kafatasının uzunluğu 1.5 metreden fazlaydı. Ağırlığı ise 5-7 ton arasında değişiyordu. Dişlerinin uzunluğu yaklaşık 20 santimetre civarındaydı. Bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/en-unlu-etobur-dinozorlar-hangileridir/">En Ünlü Etobur Dinozorlar Hangileridir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tyrannosaurus – Rex (T-Rex):</strong></span> Dinozorların kralı olarak isimlendirilir. Üst Kretase’de (90-65 milyon yıl önce) egemen olan bu yırtıcı kuzey Amerika’da yaşamıştı. Boyu 14 -15, yüksekliği de yaklaşık 6- 6.5 metre olan bu olağanüstü dinozor karadaki en yırtıcı dinozordu. Kafatasının uzunluğu 1.5 metreden fazlaydı. Ağırlığı ise 5-7 ton arasında değişiyordu. Dişlerinin uzunluğu yaklaşık 20 santimetre civarındaydı. Bu tür meteor çarpması sonunda diğer dinozorlarla birlikte yok oldu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Allosaurus:</strong></span> Oldukça geniş bir yayılma alanı vardı. Kuzey Amerika, Afrika, Avustralya ve Asya (Çin) fosilleri bulunmuştur. Uzunluğu 9, yüksekliği de 3 metre civarında olan bu yırtıcı Üst Jura’da (160-140 milyon yıl önce) yaşamış.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Giganotosaurus:</strong></span> Güney Amerika’nın tartışmasız en büyük yırtıcısıydı. T-Rex’in Güney Amerika temsilcisi de de denilebilir. Üst Kretase’de (90-65 milyon yıl önce) yaşamış olan bu yırtıcının uzunluğu 13, yüksekliği 5-6 metre, ağırlığı ise 7-8 ton civarındaydı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tarbosaurus:</strong></span> T-Rex’in Moğolistan ve Çin versiyonu olan bu olağanüstü yırtıcı T-Rex ile aynı dönemde ama farklı coğrafyalarda yaşamış. Uzunluğu 10- 12 metre, ağırlığı ise 5 ton civarındaydı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Carnotaurus:</strong></span> Diğer yırtıcı dinozorların genellikle ibikleri olurdu. Carnotaurus’un ise iki boynuzu vardı. Üst Kretase’de (90-65 milyon yıl önce), Güney Amerika’da yaşamış olan bu dinozor 7- 8 metre boyunda 3-4 metre yüksekliğindeydi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Carcharodontosorus:</strong></span> Yaklaşık 95 milyon yıl önce Kuzey Afrika’da görülen bu dev yaratık Spinosaurus ile aynı dönemde ve aynı bölgelerde yaşamış. Boyu 13 – 14 metre ağırlığı ise 7-8 ton civarındaydı. Dişleri köpekbalığı dişlerini andırdığı için Carcharodontosorus ismi verilmiş.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Spinosaurus:</strong></span> Bu tür 95 milyon yıl önce Kuzey Afrika’da yaşamış olan en büyük yırtıcı dinozordur. Kısa bir süre öncesine kadar T-rex’in en büyük yırtıcı dinozor olduğu düşünülüyordu ama son bulgular Spinosaurus’un T-Rex’ten daha iri olduğunu gösteriyor. Kafatasının uzunluğu 2 metre, Boyu 17 metreydi. Yani T- Rex’ten 3-4 metre daha uzundu. Ancak onun kadar iyi bir avcı olduğu söylenemez. Aslında Spinosaurus daha çok suda avlanan, çok sıkıştığı zaman Karada avlanmayı tercih eden bir yırtıcıydı. Deniz veya nehir kenarlarında durarak uzun çenesi sayesinde önünden geçen 2-3 metre uzunluğundaki balıkları avlıyordu. Bazen suda yüzdüğü de olurdu. Bu haliyle günümüz balıkçıllarından hiçbir farkı yok aslında.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Velociraptor:</strong></span> En hızlı etobur dinozor denilebilir. Kretase çağının sonlarında (90- 65 milyon yıl önce) yaşamış, boyu 1.5 metre, ağırlığı ise 300-500 kilogram arasında değişen bir yırtıcıydı. Guruplar halinde avlanıyor, avlarını yakalamak için taktikler geliştiriyorlardı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/en-unlu-etobur-dinozorlar-hangileridir/">En Ünlü Etobur Dinozorlar Hangileridir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hepgun.com/bilim/en-unlu-etobur-dinozorlar-hangileridir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dinozorlar</title>
		<link>https://www.hepgun.com/bilim/dinozorlar/</link>
					<comments>https://www.hepgun.com/bilim/dinozorlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hepgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Oct 2018 05:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dinozorlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvansever Kanalları]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Denizde Yaşayan Dinazorlar]]></category>
		<category><![CDATA[Denizlerde Dinozorlar Var Mıydı?]]></category>
		<category><![CDATA[Dinazorlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dinazorlar Nasıl Ürerlerdi?]]></category>
		<category><![CDATA[Dinazorların Çoğalması]]></category>
		<category><![CDATA[Dinazorların Fiziksel Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dinazorların Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Dinozorlar Çok Mu Büyüktü?]]></category>
		<category><![CDATA[Dinozorlardan Önce Dünya Üzerinde Canlı Yok Muydu?]]></category>
		<category><![CDATA[Dinozorların Milyonlarca Yıl Önce Yaşadıklarını Nasıl Anlayabiliyoruz?]]></category>
		<category><![CDATA[Jura Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kretase Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Paleontoloji Fosil Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Triyas Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Uçan Dinozorlar Var Mıydı?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hepgun.com/?p=8523</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yüz yıldır dinozorlar hakkında edindiğimiz bilgilerin büyük bir çoğunluğu Amerika ve Avrupa’da bulunan fosillerden elde edilmişti ama son yıllarda Çin’de ard arda bulunan dinozor fosilleri, bu olağanüstü canlılar hakkında bildiklerimizin ne kadar kısıtlı olduğunu gösterdi. Dinozor dünyası tam bir okyanus. Dinozorlar ikinci jeolojik zaman olan Mezozoik çağının tek egemen canlılarıydı. Yeryuvarı üzerinde her türlü [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/dinozorlar/">Dinozorlar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yüz yıldır dinozorlar hakkında edindiğimiz bilgilerin büyük bir çoğunluğu Amerika ve Avrupa’da bulunan fosillerden elde edilmişti ama son yıllarda Çin’de ard arda bulunan dinozor fosilleri, bu olağanüstü canlılar hakkında bildiklerimizin ne kadar kısıtlı olduğunu gösterdi. Dinozor dünyası tam bir okyanus.</p>
<p>Dinozorlar ikinci jeolojik zaman olan Mezozoik çağının tek egemen canlılarıydı. Yeryuvarı üzerinde her türlü değişimin gözlendiği önemli bir zaman olan bu zamanı üç farklı döneme ayırıyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Triyas Dönemi:</strong></span> Yeryuvarının günümüze doğru 245 – 208 milyon yıllık dönemini kapsıyordu. Yani bu dönem tam 35 milyon yıl sürmüştür. Günümüzdeki gibi bir çok kıta yoktu. Tek bir kıta vardı. Pangea adı verilen bu kıta üzerinde çok sıcak bir iklim egemendi ve çok büyük çöller vardı. Ancak bu dönemin sonlarına doğru Pangea ayrılmaya başlamış ve Lavrasya ve Gonduvana isimli iki kıtanın izleri görülmeye başlamıştı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Jura Dönemi:</strong></span> Yeryuvarının günümüze doğru 208- 144 milyon yıllık zaman aralığını kapsıyor. Bu dönem tam 64 milyon yıl sürmüş, daha küçük kıtalar oluşmaya başlamıştı. Bu parçalanma doğal olarak İklim değişikliklerinde de yol açacaktı. Jeolojik süreçte ani değişimler çok az olduğu için iklim hala kuraktı ama nemlenmeyle birlikte çayırlıklar ve ormanlar ve bunlarla birlikte çok büyük etobur ve otobur dinozorlar da ortaya çıkmaya başlamıştı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kretase Dönemi:</strong></span> Dinozorların altın çağı da denilebilecek bu dönem 144- 65 milyon yılları arasını kapsıyor. Kıtaların ayrılması devam etmiş ve kıtaların günümüze yakın şekilleri ortaya çıkmıştı. Kıtalar arası seyahat de sona ermiş ve her kıtanın kendine özgü iklim koşulları farklı dinozor türlerinin ortaya çıkmasını sağlamıştı. Dinozorların altın çağı denen Kretase döneminin sonlarında meydana gelen büyük meteor çarpması, dinozor türleri ile birlikte önemli bir hayvan ve bitki türünün de hızla yok olmasına neden oldu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dinozorlardan Önce Dünya Üzerinde Canlı Yok Muydu?</strong></span></p>
<p>Günümüzden yaklaşık 570 milyon önce Kambriyen patlaması gerçekleşti. Kambriyen, birinci Jeolojik zaman olan Paleozoyik’in en alt katıdır. İşte bu dönemde atmosferdeki oksijen oranı canlıların yaşaması için uygun hale geldi ve dünya üzerinde farklı canlı türleri ortaya çıkmaya başladı. Önce omurgasızlar devri başladı. Bu devir yaklaşık 138 milyon yıl sürdü. Ardından balıklar devri başladı ve yaklaşık 80 milyon yıl sürdü. Paleozyik döneminin son iki katı olan Karbonifer ve Permiyen ise amfibiler devri olarak anılır. Bu devirde denize yaşayan omurgalı organizmalar karaya da çıkmaya başladılar. Canlıların bazıları hem karada hem de denizde yaşamayı öğrenmişti. İlk sürüngenler bu dönemde görüldü. Ardında da dinozorlar ortaya çıktı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dinozorların Milyonlarca Yıl Önce Yaşadıklarını Nasıl Anlayabiliyoruz?</strong></span></p>
<p><strong>Jeolojinin bir alt dalı olan <span style="color: #ff0000;">Paleontoloji Fosil Bilim</span> demektir.</strong> Paleontologlar kayaların içinde bulunan fosilleri inceleyerek kayaların katılaştığı dönemlerdeki canlı yaşamı hakkında detaylı bilgiler elde edebiliyorlar. Bu çalışmalar sonucunda bulunan fosiller sayesinde dünya üzerinde yaklaşık 1000 civarında dinozor türünün yaşadığı anlaşılmış. Bu çeşitliliğin artmasındaki en önemli neden ise kıtaların sayısının artması. Her kıtadaki farklı iklim koşulları, dinozorların farklı evrim süreçlerinden geçmesine neden olmuş.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dinozorlar Çok Mu Büyüktü?</strong></span></p>
<p>Her boyutta dinozor vardı aslında. Yani tümü çok da büyük değildi. Uzunluğu 25 metre, ağırlığı 70 ton olan Brachiosaurus da bir dinozordu, bir güvercin büyüklüğünde olan Epidexipteryx de. Anatomileri sürüngenlerden farklıydı. Arka ayakları üzerinde durabilecek, hatta hızlı koşabilecek bir anatomik yapıya sahiplerdi. Etobur dinozorların kol yerine kullandıkları küçük pençeleri avlarını tutmaya, bazen de kavga sırasında rakibine zarar vermeye yarıyordu. Otobur dinozorların bazıları dört ayak üzerinde de yürüyebiliyorlardı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nasıl Ürerlerdi?</strong></span></p>
<p>Tüm dinozorlar yumurtlarlardı. Yumurtaların büyüklüğü 4-5 santimetre ile 35-40 cm santimetre arasında değişiyordu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Uçan Dinozorlar Var Mıydı?</strong></span></p>
<p>Dinozorlarla birlikte aynı dönemlerde yaşamış uçan sürüngenler vardı. Ancak bunlara dinozor demek çok doğru olmaz. Eudimorphodon ilk uçan sürüngen olarak bilinir. Diğer uçan sürüngenlere oranla küçüktü. Triyas sonlarında yaşamış olan bu canlının kanat açıklığı 1 metre civarındaydı. Uçan sürüngenler arasında en ünlüsü Pterenedon’dur. Kanat açıklığı 8 metre civarındaydı. Plaentologlar kuşlarla dinozorla arasında bir bağ kurmaya çalışıyorlar. Bu bağın tek halkası ise Archaeopteryx’tir. Jura sonlarında yaşayan bu canlının sürüngenlerle kuşlar arasında bir geçiş türü olduğu düşünülüyor. Archaeopteryx uçamıyor ama tüylü kanatları sayesinde süzülebiliyordu. Ancak son dönemlerde Çin’de bulunan Microraptor ve Sinornithosaurus fosilleri, bu hayvanların da süzülebildiğini gösteriyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Denizlerde Dinozorlar Var Mıydı?</strong></span></p>
<p>Çok büyük boyutlu devler denizlerde yaşıyordu. Bunlar karada da yaşayabiliyor ama avlanmak için denize giriyorlardı. Jura devrinin sonlarında yaşayan 3 metre boyundaki Plesiosaurus, Orta Jura – Üst Jura arasında yaşayan 15 metre uzunluğundaki Liepleurodon, Jura sonlarında yaşayan 14 metre uzunluğundaki Elosmosaurus bu deniz sürüngenlerinin en ünlüleriydiler. Ancak 2006 yılında keşfedilen bir deniz sürüngeni Jura sonlarında okyanuslarda 15 metre uzunluğunda, 45 ton ağırlığındaydı. Predetor-x ismi verilen bu dev deniz sürüngeni denizlerde rakipsizdi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/dinozorlar/">Dinozorlar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hepgun.com/bilim/dinozorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jeoloji</title>
		<link>https://www.hepgun.com/bilim/jeoloji/</link>
					<comments>https://www.hepgun.com/bilim/jeoloji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hepgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Sep 2018 11:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Biyofasiyes]]></category>
		<category><![CDATA[Çökelme]]></category>
		<category><![CDATA[Çökelti Kayalar Başkalaşım (Metamorfik) Kayaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziksel Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Jeofizik]]></category>
		<category><![CDATA[Jeokimya]]></category>
		<category><![CDATA[Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Jeoloji Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Jeolojik Haritalandırma Yerkabuğundaki Kayalar]]></category>
		<category><![CDATA[Jeolojinin Tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Mineraloji ve Petroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Paleontoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Stratigrafi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihsel Jeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Volkanik Kayalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yapısal Jeoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hepgun.com/?p=8208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Jeoloji dünyanın oluşumu ve yapısını inceleyen bilim dalıdır (yerbilim). Jeoloji öncelikle dünyanın dış bölümlerini oluşturan kayalarla ilgilenir. Ancak bu malzemelerle ilgili bazı ilkeler, fizik ve kimyanın konuları içine girer. Jeolojinin kendine özgü birtakım kuralları olan bu dallarına jeofizik ve jeokimya adı verilir. Yer şekillerinin incelenmesi ve haritaların yapılması jeolojiyle birlikte jeodeziyi de kapsar. Tarih boyunca önemli [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/jeoloji/">Jeoloji</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Jeoloji dünyanın oluşumu ve yapısını inceleyen bilim dalıdır (<span style="color: #ff0000;"><strong>yerbilim).</strong></span> Jeoloji öncelikle dünyanın dış bölümlerini oluşturan kayalarla ilgilenir. Ancak bu malzemelerle ilgili bazı ilkeler, fizik ve kimyanın konuları içine girer. Jeolojinin kendine özgü birtakım kuralları olan bu dallarına jeofizik ve jeokimya adı verilir. Yer şekillerinin incelenmesi ve haritaların yapılması jeolojiyle birlikte jeodeziyi de kapsar. Tarih boyunca önemli bir şekillendirme nedeni olan su ise, hidroloji ve oşinografi gibi ana bilim dallarına konusunu oluşturur. Önceki çağlarda yaşayan hayvan ve bitkilerin bıraktığı izleri araştıran paleontoloji de biyoloji bilimine büyük katkıda bulunur. Yer bilimlerin en önemlisi olan jeoloji, şu ana bilim dallarına ayrılır:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>I. Fiziksel Jeoloji:</strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">a-)</span></strong> Mineraloji (minerallerin araştırılma ve sınıflandırılması);<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">b-)</span></strong> Petroloji (kayaların fiziksel ve kimyasal özellikleriyle oluşumlarının araştırılması);<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">c-)</span></strong> Aşınma (yer şekillerini oluşturan ve temel kayları açığa çıkaran etkenlerin araştırılması);<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">d-)</span> </strong>Çökelme (yakın zaman çökeltilerinin birikiminin araştırılması);<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">e-)</span></strong> Yapısal jeoloji (yerkabuğunun bozulmasıyla oluşan büyük kaya kütlelerinin yerleşiminin araştırılması);<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">f-)</span></strong> Ekonomik jeoloji (jeolojiyle ilgili bilgi ve ilkelerin sorunları çözümünde kullanılması).</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>II. Tarihsel Jeoloji:</strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">a-)</span></strong> Stratigrafi (gömülmüş kayların zaman içinde birbirleriyle ilişkilerinin sistematik olarak incelenmesi);<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">b-)</span></strong> Paleontoloji (fosilleri ve yerleşim zamanlarının incelenmesi).</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>III. Jeolojik Haritalandırma</strong></span> (fiziksel karakterleri ve jeolojik yaşlarıyla tanımlanan temel kaya ünitelerinin grafik olarak gösterilmesi).</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-8210" src="https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji02.jpg" alt="" width="1000" height="446" srcset="https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji02.jpg 1000w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji02-300x134.jpg 300w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji02-768x343.jpg 768w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji02-696x310.jpg 696w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji02-942x420.jpg 942w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Fiziksel Jeoloji:</strong></span> Dünyada oluşmuş fiziksel değişikliklerin başlıca nesneleri; kayalar, mineraller ve çökeltilerin yapılarını, şekillerini, oluşuma ve değişime etkilerini inceler.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Mineraloji ve Petroloji:</strong></span> Mineraller, pek çok kayanın yapısında bulunan elementlerdir. Yeryüzünde yüzlerce çeşidi olmasına karşın kaya çeşitlerinde ve yer kabuğunun görülebilir bölümlerinde yalnız birkaçı bulunur. Az miktardaki bu minerallerde feldispat adı verilir. Feldispatlar, kuvarsla birlikte, granit ve türevlerinin başlıca maddeleridir. Tüm kıtalarda, geniş bir biçimde rastlanan kireçtaşı, hemen tek bir mineral-kalsit içerir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yerkabuğundaki Kayalar:</strong></span> <strong>“Yerkabuğu”</strong> terimi, genellikle katı dünyanın dış bölümleri için kullanılır. Dünya, önceleri erimiş bir kütle halindeydi, bugün de katı kayaların oluşturduğu kabuğun altında hâlâ öyledir. Bilinen kayalar, üç grup içerisinde düşünülebilir:</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">1-)</span></strong> Erimiş haldeki magmanın katılaşmasıyla oluşan volkanik kayalar.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">2-)</span></strong> Yapısındaki kimyasal tortular bulunan ve çok eski temel kayaların kırılmış parçalarının birikmesiyle oluşan çökelti kayalar.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>3-)</strong></span> Volkanik ve çökelti kayaları, mineral konsantrasyonu ve iç yapının etkileri altında türetilen başkalaşım kayaları.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>&#8211; Volkanik Kayalar:</strong></span> Volkanik kayalar, magmanın yeraltında ya da yeryüzünde katılaşmasıyla iki değişik yapıda görülür. Yeryüzünün derinliklerinde ısı etkisiyle oluşmuş kayalara, çoklukla dağlık bölgelerde rastlanır. Bunun iki nedeni vardır:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>a-)</strong></span> Dağ kuşakları çok fazla bozulmuş ve bu yüzden yerkabuğunun birtakım düzensiz hareketleri volkanik olayları artırmıştır,<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>b-)</strong></span> Dağlık bölgelerdeki yükselmeler, aşınmanın yer altında soğuyan volkanik kayalara kadar etkili olmasını sağlamıştır. Çok geniş boyutlardaki bazı volkanik kayaların da, volkanların açtığı kraterlerde katılaştıkları bilinir. Volkanik maddeler, volkanlardan iki yolla dışarı atılır. Bunların ilki merkezi kanallar, ötekisi de uzun yarıklardır. Tek merkezden fışkırma, genellikle konik dağlarda görülür. Patlamayla birlikte gelen fışkırmada atılan maddeler, lav akışıyla birlikte büyük oranda kor ve külü içerir. Yarıklardan püsküren lavlar, koyu tip volkanik kayalardan yapılmış bazalt ovalan yarıtır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>&#8211; Çökelti Kayalar:</strong></span> Açık hava ve nemle karşılaşan temel kaya, küçüklü büyüklü parçalara ayrılıp akarsu ve öteki etkilerle taşınarak, tabaklar halinde, sel basmış ocaklarla, deniz ve göl diplerine ayılırlar. Çözülen maddeler, taşındıkları bu yerlerde bazı organizmaların da yardımıyla kimyasal olarak değişime uğratılırlar. Bundan sonra ise çeşitli baskılarla yoğunlaştırılır ve sert kayalar haline getirilirler. Birikme olayı genellikle sürekli olmaz ancak aralıklarla yinelenebilir. Görülen her türe kaya, değişik olaylar nedenler sonucu birikmiş çökellerin varlığını kanıtlar. Ayrıca bu kayaların sınıflandırılması, üst üste sıralanışları esasına göre yapılır. Kıtaların yüzölçümlerinin büyük bir bölümünün altında, dünya tarihinin uzun süreci boyunca oluşan çözelti kayalar bulur. Bunların çoğu dağlık bölgelerde bozulanların dışında yatay katmanlar halinde yığılmışlardır. Çökelti kayaların başka türleri; konglomera, kumtaşı, kireçtaşı, tortulu şist ve dolomittir. Öteki bazı türlerse miktar olarak daha az görüldükleri halde diğerleri daha fazladır; alçıtaşı, tuz, fosfat, demir oksit ve kömür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>&#8211; Başkalaşım (Metamorfik) Kayaları:</strong></span> Bu kayalar, daha çok dağlık bölgelerde, derin volkanik kütlelerin yakında; önceki volkanik etkinliklerin çökelti kayaların, ısı ve basınç altında değişmesiyle oluşmuştur. Termal başkalaşım, yükselen ısıya ve dolaşan sıvıya bağlıdır. Başkalaşım olaymın ana öğesi, söz konusu kayanın sertleşmesi, kristalize olması ve mineral yapısının bozulmasıdır. Dinamik başkalaşım; yüksek basınç altında kalan kayalarda, yarıkların genişlemesi ve birbirine koşuk düzlemsel mineral çizgilerin büyümesi sonucu gerçekleşir. En yaygın başkalaşım kayaları, iki grupta toplanabilir:</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">a-)</span> </strong>Kayağantaş (yaprak yaprak arıtabilen yumuşak ve mavimsi taş) ve şist içeren tabakalı yapıdaki kayalar.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">b-)</span></strong> Mermer ve kuvars içeren tabakasız yapıdaki kayalar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Çökelme:</strong></span> Birikme sonucu oluşan bölgelerde, çökeller üç gruba ayrılır:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>a-)</strong></span> Karaların üzerinde birikmiş olan çökeller.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>b-)</strong></span> deniz dibinde birikmiş olan çökeller.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">c-)</span></strong> Deltalar, ırmak ağızlan gibi denizle karalar arasında kalan bölgelerde birikmiş çökeller. Karasal çökeller yaygın olarak, değişiklikler gösterirler ve akarsu, buzul, rüzgâr etkileriyle birikirler. Birikimlerin çoğu da gezici olarak oluşurlar ve zamanla denize (deniz düzeyine) inmeye çalışırlar. Buna karşın yan kurak iklimlerde, içinde akarsu bulunmayan ve gittikçe alçalmakta bazı havzalar, aldıklan tüm çökelleri tutarlar. Deniz diplerinde birikmiş olan çökeller, kaynaklarına göre şöyle sınıflandırılırlar:</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">1-)</span> Karadan hareketlenen</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">a-)</span></strong> akarsularla;<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">b-)</span></strong> kıyılardaki dalga erozyonuyla;<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">c-)</span></strong> rüzgâala taşman çökeller.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2-) <span style="color: #333333;">Denizde</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>a-)</strong></span> hayvan kabuk ve iskeletleriyle, bitkiler;<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">b-)</span></strong> kimyasal olaylarla şekillendirilen çökeller.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">3-)</span> Volkanlardan püskürtülen çökeller.</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">4-)</span> Dünya dışından gelen meteor parçalarından oluşan çökeller.</strong></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-8211" src="https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji03.jpg" alt="" width="1000" height="794" srcset="https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji03.jpg 1000w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji03-300x238.jpg 300w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji03-768x610.jpg 768w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji03-696x553.jpg 696w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/jeoloji03-529x420.jpg 529w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yapısal Jeoloji:</strong></span> Kaya kütlelerinin oluşumundan elde edilen ayırt edici birincil yapının ve sonraki bozulmalarla kazanılan ikincil yapının geometrik olarak incelenmesidir. Çökelti kayalardaki belirgin özellikler, şekillerinden gerçekte olabilecek değişimleri göstermesi bakımından önemlidirler. Zaman içerisinde, yüzlerce metreyi bulan sürekli yer değiştirmelerle, geniş faylar boyunca ani hareketler oluştu. Bu tür hareketler, kuvvetli depremlerle ya da İskandinavya’da olduğu gibi çok yavaş ilerleyen bölgesel kubbe oluşumlarıyla gerçekleşir. Yeryüzünün bozulmasına ve yıkıma uğramasına karşın, yukarı doğru bu eğilmeler çökelti tabakalarının incelenmesiyle ortaya çıkarılabilir. En belirgin yerkabuğu bozulma olayının kanıtları, aşınmanın ender olarak ortaya çıkardığı çökelti kayalar arasında bulunan yoğunluk değişimi yansıtır. Çok büyük oranda granit içeren anakarasal kayalar; okyanus diplerindeki bazaldi kayalara göre oldukça az bir ortalama yoğunluğa sahiptirler.</p>
<p>Alpler, Himalayalar gibi büyük dağ blokları, sözü edilen anakarasal kayaların kalınlaşmış parçalarını gösterirler.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ekonomik Jeoloji:</strong></span> Jeolojik bilimlerin birçok pratik uygulamaları vardır. Bu yüzden birçok jeolog; maden ve petrol aranmasında, çıkarılmasında ve öteki mühendislik hizmetlerinde karşılaşılan sorunların çözümü için bölüm bölüm uzmanlaşmaktadır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Tarihsel Jeoloji:</span> </strong>Dünyanın olası en erken yaşı çoklukla olayları, değişen fiziksel koşulları, bitki ve hayvan yaşamındaki gelişmeleri ve kabuk hareketlerini bir sıra içerisinde gösterdiği için, çökelti kayalardan okunur. Buna ek olarak, volkanik kayalarda da bazı izlere rastlanır. Uzun tarih boyunca fiziksel jeografide; özellikle denizle kara arasındaki sonsuz mücadele sonucu köklü değişiklikler olmuştur. Zamanın çok uzun dilimleri boyunca olaylar; stratigrafi yardımıyla belirlenmiş ve izotoplara dayanan jeokimyasal çalışmalarla sınırlan çizilmiştir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Stratigrafi:</strong></span></p>
<p>Tabakalar halinde dizilmiş kayaların sistematik olarak araştırılmasıdır. Bütünleşen çökelti kayaların yakın zaman çökelleriyle karşılaştırılmasıyla, daha önceki birikmelerin hangi koşullar altında gerçekleştiği, daha kolay anlaşılır. Kaya grupları, sel basmış ocaklardaki birikimlerde olduğu gibi buzul aralarında, büyük göllerde, deniz kıyılarında ya da derin deniz çukurlarında birikmelerine göre sınıflandırılabilirler. Hemen aynı kalınlıkla, geniş bir arazi üzerine serilmiş bulunan bir kaya tabakası bu haliyle bir “litofasiyes” (dış görünüş) oluşturur. Çeşitli yaşam biçimlerinin izlerini taşıyan ve çökeltiler arasında bulunan fosiller ise bir <strong>“biyofasiyes”</strong> belirtir. Aynı zamanlarda birikmiş çökeller, topografi, iklim ve öteki çevre koşullarını açıklayan değişiklikler gösterir.</p>
<p>Stratigrafik çalışmalarda yararlanılan ana ilke; alttaki katmanın üst katmanlardan daha yaşlı olması gerektiğini söyleyen yasadır. Bu basit yasa, kaim yeryüzü tabakalarının tamamıyla altüst edildiği birçok dağlık bölgede, çok açık olarak kanıtlanabilir. Çok büyük bir zaman dilimi içinde şekillenen çökelti kayalardaki malzemeyle, yakın zaman çökeltileri arasında bir karşılaştırma yapıldığında, dünya yüzünde etkili alan etkenlerin bazı değişikliklerle aynen sürdüğü görülür. Bugünkü kıtalar birçok kez su baskınına uğradı ve şimdi bozulmuş denizaltı katmanlarıyla örtülü alçak havzaları oldu. Bu havzalardaki toplam çökelti kalınlığı havzanın oluşum tarihini verir. Her havzanın kenar bölgeleri, iç bölgelerine oranla çok daha kaim, yapı olarak değişik ve daha fazla bozulmuştur. Bu kenar bölgelerinin birleşmesiyle jeosenklinaller ortaya çıktı. Yer katmanları sonra kıvrılarak, çatlayarak ve yükselerek dağları oluşturdu. Bu dağlara örnek olarak Appalaş Dağları, Genç Kayalık Dağlar, Alp Dağları ve Himalayalar gösterilebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Paleontoloji:</strong></span></p>
<p>Herhangi bir bölgede, çökelti tabakalarının yaşlıdan gence doğru sınırlarının çizilmesi, tabakaların fiziksel görünümleriyle olasıdır. Ancak aralarındaki uzaklığın on binlerce metreyi bulduğu tabakalar arasında da bazı özelliklerden dolayı ilişkiler kurulabilir. Stratigrafik olayların tarihlendirilmesi için gerekli dünya çapındaki karşılaştırma, yalnız eski zamanlardan yeni zamanlara kadar, yaşama biçimlerinin evrimini gösteren bitki ve hayvan fosilleriyle yapılabilir bilinen en eski çökelti kayaları, bugün büyük çapta bir başkalaşıma uğramış durumdadırlar, bu yüzden de saklanabilecek pek çok fosil yok olmuştur. Çok yaşlı yer tabakalarının fazla değişime uğramayan kaim bölümleri, deniz yosunlan ve solucanların açtığı yuvalar dışında, pek bir iz verememişlerdir. Bunun aksine daha genç tabakalar; omurgasızlar, balıklar ve kara bitkilerinden başka, sürüngenler, kuşlar ve küçük memeliler; aynca ilkel insan gibi çok miktarda çağdaş canlıların fosillerini içerir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/jeoloji/">Jeoloji</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hepgun.com/bilim/jeoloji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oşinografi (Okyanus Bilimi)</title>
		<link>https://www.hepgun.com/bilim/osinografi/</link>
					<comments>https://www.hepgun.com/bilim/osinografi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hepgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Sep 2018 05:00:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Okyanus Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Okyanus Bilimi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Okyanus Biliminin Alt Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[Okyanus Biliminin Alt Çalışma Alanları Nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Okyanus Biliminin Tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Oşinografi]]></category>
		<category><![CDATA[Oşinografi (Okyanus Bilimi)]]></category>
		<category><![CDATA[Oşinografi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Oşinografinin Alt Çalışma Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[Oşinografinin Alt Çalışma Alanları Nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Oşinografinin Tanımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hepgun.com/?p=8204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oşinografi ya da okyanus bilimi; okyanusları ve denizleri inceleyen bilim dalıdır. Okyanuslar ve onlarla ilişkili eko sistemleri, kimyasal ve fiziksel süreçleri inceler. Deniz kaynaklarının geliştirilmesine, kullanılmasına ve denizlerin doğal özelliklerinin korunmasına katkıda bulunur. Fiziksel ve kimyasal oşinografi, deniz biyolojisi ve balıkçılık, deniz jeolojisi ve deniz jeofiziği gibi alt dallara ayrılır. Bilim olarak oşinografi oldukça genç [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/osinografi/">Oşinografi (Okyanus Bilimi)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Oşinografi ya da okyanus bilimi; okyanusları ve denizleri inceleyen bilim dalıdır.</strong></span></p>
<p>Okyanuslar ve onlarla ilişkili eko sistemleri, kimyasal ve fiziksel süreçleri inceler. Deniz kaynaklarının geliştirilmesine, kullanılmasına ve denizlerin doğal özelliklerinin korunmasına katkıda bulunur. Fiziksel ve kimyasal oşinografi, deniz biyolojisi ve balıkçılık, deniz jeolojisi ve deniz jeofiziği gibi alt dallara ayrılır.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-8206" src="https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/osinografi02.jpg" alt="" width="1000" height="471" srcset="https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/osinografi02.jpg 1000w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/osinografi02-300x141.jpg 300w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/osinografi02-768x362.jpg 768w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/osinografi02-696x328.jpg 696w, https://www.hepgun.com/wp-content/uploads/2018/09/osinografi02-892x420.jpg 892w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p>Bilim olarak oşinografi oldukça genç bir bilim gibi gözükse de kökeni insanoğlunun doğa hakkında ilk soruları sormaya başladığı güne kadar götürülebilir. Luigi Ferdinando Marsigli&#8217;nin de 17. yüzyılda İstanbul&#8217;da Venedik elçiliğinde çalışırken İstanbul Boğazı ile ilgili çalışmaları da oseonagrafyanın ilk örneklerindendir.</p>
<p>Oşinografide geleneksel olarak dört alt çalışma alanı vardır: fiziksel, kimyasal, jeolojik ve biyolojik oşinografi. Zaten doğası gereği disiplinlerarası olan bu bilim, bu dört alandan öteye de taşmış durumdadır. Uzaktan algılama sistemleri ve moleküler çalışmalar da buna eklenebilir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/osinografi/">Oşinografi (Okyanus Bilimi)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hepgun.com/bilim/osinografi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paleontolog Kimdir?</title>
		<link>https://www.hepgun.com/bilim/paleontolog-kimdir/</link>
					<comments>https://www.hepgun.com/bilim/paleontolog-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hepgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Sep 2018 20:30:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Meslekler]]></category>
		<category><![CDATA[Yer Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alex Rasnitsyn]]></category>
		<category><![CDATA[Barnum Brown]]></category>
		<category><![CDATA[Benjamin Franklin Mudge]]></category>
		<category><![CDATA[Charles Darwin]]></category>
		<category><![CDATA[Dong Zhiming]]></category>
		<category><![CDATA[Edward B Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Drinker Cope]]></category>
		<category><![CDATA[Edwin H Colbert]]></category>
		<category><![CDATA[Ernst Stromer von Reichenbach]]></category>
		<category><![CDATA[Georges Cuvier]]></category>
		<category><![CDATA[Gideon Mantell]]></category>
		<category><![CDATA[Harry Seeley]]></category>
		<category><![CDATA[Henry F Osborn]]></category>
		<category><![CDATA[Hermann von Meyer]]></category>
		<category><![CDATA[Jack Horner]]></category>
		<category><![CDATA[Joan Wiffen]]></category>
		<category><![CDATA[John H Ostrom]]></category>
		<category><![CDATA[Jose F Bonaparte]]></category>
		<category><![CDATA[Joseph Leidy]]></category>
		<category><![CDATA[Lawrence M Lambe]]></category>
		<category><![CDATA[Mary Anning]]></category>
		<category><![CDATA[Othniel C Marsh]]></category>
		<category><![CDATA[Paleontolog Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Patricia VickersRich]]></category>
		<category><![CDATA[Paul C Sereno]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Owen]]></category>
		<category><![CDATA[Rinchen Barsbold]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Bakker]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Broom]]></category>
		<category><![CDATA[Sankar Chatterjee]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen Jay Gould]]></category>
		<category><![CDATA[Sue Hendrickson]]></category>
		<category><![CDATA[William Buckland]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.hepgun.com/?p=8201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Paleontolog, milyon yıllar önceki hayatı inceleyen bilim dalı olan paleontoloji ile uğraşan bilim insanı sıfatıdır. Ünlü Paleontologlar, Fosil Avcıları, Bilim İnsanları: Alex Rasnitsyn = Böceklerde uzmanlaşmış paleontolog. Benjamin Franklin Mudge = Çeşitli su canlısı fosilleri toplamaya başlayarak paleontolojiye katkı sağladı. Mary Anning = Fakir ama gururlu T-Rex fosilini kimselere para karşılığı vermek istemedi. Sankar Chatterjee = Mezozoik döneme ait fosilleri [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/paleontolog-kimdir/">Paleontolog Kimdir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Paleontolog,</strong></span> milyon yıllar önceki hayatı inceleyen bilim dalı olan paleontoloji ile uğraşan bilim insanı sıfatıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ünlü Paleontologlar, Fosil Avcıları, Bilim İnsanları:</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Alex Rasnitsyn =</strong></span> Böceklerde uzmanlaşmış paleontolog.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Benjamin Franklin Mudge =</strong></span> Çeşitli su canlısı fosilleri toplamaya başlayarak paleontolojiye katkı sağladı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Mary Anning =</strong></span> Fakir ama gururlu T-Rex fosilini kimselere para karşılığı vermek istemedi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sankar Chatterjee =</strong></span> Mezozoik döneme ait fosilleri incelemiş bilim insanı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Stephen Jay Gould =</strong></span> Evrimle ilgili ilginç teoriler öne sürmüş biliminsanı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Robert Bakker =</strong></span> Dinozorların sıcak kanlı olduğuna olan inancı tamdı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Rinchen Barsbold =</strong> </span>Moğolistan’daki en ünlü paleontolog.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Jose F. Bonaparte =</strong></span> Güney Amerika’nın en önde gelen paleontoloğu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Robert Broom =</strong></span> “Memeli – benzeri” sürüngenler hakkında ilk uzmanlaşanlardan.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Barnum Brown =</strong></span> Bu ünlü fosil avcısı P.T Barnum’un sanını almış.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>William Buckland =</strong></span> Bir dinozor cinsine isim veren ilk kişi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Edwin H. Colbert =</strong></span> Kıta ayrılması teorisinin kanıtlanmasında çok yardımı dokundu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Edward Drinker Cope =</strong></span> 19. yüzyılın “Kemik Savaşı” kahramanlarından.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Georges Cuvier =</strong></span> Türlerin neslinin tükenebildiğinin farkına varan ilk paleontolog.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Charles Darwin =</strong></span> Dünyaya evrimi duyuran kişi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dong Zhiming =</strong></span> Bu Çinli paleontolog çok sayıda dinozor fosili keşfetti.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sue Hendrickson =</strong></span> Çok iyi korunmuş halde bir T-rex fosili bulmasıyla ünlendi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Edward B. Hitchcock =</strong></span> İlk dinozor ayak izi kaşiflerinden.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Jack Horner =</strong></span> Jurassic Park filmindeki Sam Neill karakterinin ilham kaynağı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lawrence M. Lambe =</strong></span> Kanadalı ilk ve en ünlü fosil avcılarından.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Joseph Leidy =</strong></span> New Jersey’nin resmi dinozorunun ismini o verdi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Gideon Mantell =</strong></span> Iguanadonu keşfettiği için itibar görmeyi hak ediyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Othniel C. Marsh =</strong></span> Charles Drinker Cope ile birlikte “Kemik Savaşı” kahramanları içerisinde yer alıyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hermann von Meyer =</strong> </span>19. yüzyıl Almanya’sının en saygın paleontoloğu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>John H. Ostrom =</strong></span> Dinozorların kuşlara evrildiğini farkeden ilk bilim insanı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Henry F. Osborn =</strong></span> Tyrannosaurus Rex’e isim veren adam.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Richard Owen =</strong></span> “Dinozor” kelimesini türeten adam.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Harry Seeley =</strong></span> Dinozorları ornitişya ve saurişya olarak ikiye ayırdı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Paul C. Sereno =</strong></span> TV neslinin en popüler paleontoloğu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ernst Stromer von Reichenbach =</strong></span> Tüm fosil buluntuları II. Dünya Savaşında tahrip oldu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Patricia Vickers-Rich =</strong></span> Dinozorlara çocuklarının isimlerini vermeyi seven Avusturalyalı paleontolog.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Joan Wiffen</strong> <strong>=</strong></span> Yeni Zelanda’da dişiyle tırnağıyla önemli keşifler yapmış fosil avcısı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com/bilim/paleontolog-kimdir/">Paleontolog Kimdir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.hepgun.com">Hepgün Ajans - Ansiklopedik Bilgiler I Bilim I Haberler I Hayvansever Kanalları I Hukuk  I Film I Kitap I Sağlık I Tarih I Yaşam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.hepgun.com/bilim/paleontolog-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
