Sitti Mükereme (Mükrime) Hatun (1435-1484)

0
117

II. Bayezid’in annesidir.

Sitti Mükereme (Mükrime) Hatun Osmanlı sarayına gelin giden dördüncü Dulkadır Hanım Sultanıdır. Dulkadır hükümdarlarından Süleyman Bey‘in güzellikleriyle ün salmış beş kızından en güzelidir. 15 Aralık 1449’da görkemli bir düğünle Padişah II. Murat’ın oğlu Veliaht Mehmet (Fatih) henüz 14 yaşında idi,kendisi de aynı yaşlardayken evlenmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in yedi eşinden üçüncüsüdür.

Bu konuyla ilgili yazılan kaynaklarda: Sultan Murad II, bu evliliği, şüphe yok ki, siyasi düşünce ile tensip etmişti. II. Murad, İkinci Kosava Savaşını kazandıktan sonra Karamanoğulları’nın olası saldırısını engellemek amacıyla Dulkadırla Süleyman Bey ile akrabalık kurmaya karar verdi ve Süleyman Bey’in kızlarının arasından en güzelini seçmesi için Amasya Beyi Hızır Ağa’nın eşini Elbistan’a gönderdi.

Görücünün Sitti Hatun’u beğenmesi üzerine derhal harekete geçen hükümdar, oğlu İkinci Mehmed ile Sitti Hatun’u evlendirmek için görkemli bir düğün alayını Elbistan’a yolladı ve müstakbel gelini Bursa’ya getirdi. Hükümdar, oğlu için Edirne’de tam üç ay süren, dillere destan bir düğün yaptı ve İkinci Mehmed, eşi ile birlikte Manisa’ya yerleşti.

Kaynaklardan takip edebildiğimiz kadarıyla, aynı zamanda bu düğün bir Osmanlı şehzadesinin evlenmesi vesilesiyle yapılan son düğündü. Bu düğünden sonra Osmanlı şehzadelerinin evlenme amaçlı düğün yapılmamıştır.

Gelin olduktan sonra 18 yıl Edirne’de yaşayan Sitti Hatun, Fatih Sultan Mehmed’in ölümünden sonra köşesine çekildi, kendini hayır işlerine adadı, 1484’de Edirne’de büyük bir cami yaptırdı ve 1485’teki ölümüne kadar Edirne’de kaldı. Bazı kaynaklarda da Sitti Hatun’un İkinci Bayezid’in annesi olduğu kabul edilmektedir. Yine bazı kaynaklarda da çocuğu yok denilmektedir.

Bir çocuğu yoktur denilmesi pek inandırıcı gelmemektedir. Çünkü kaynaklarda Sitti Hatun adıyla anılan Fatih’in eşinin gerçek adının Mükrime Hatun adıyla olduğu İznik’te bulunan Eşrafoğlu denilen Şeyh Abdullah b. Eşraf türbesine ait 890 tarihli vakfiyede ”Mükremehi Hatun elleti Validü’d-eyyid selatinü’-Rum ve’I-Acem Sultan Bayezid” yazılı olup Sitti kelimesinin bir unvan olduğu anlaşılmaktadır. Buradan da açıkça anlaşılacağı gibi Sultan İkinci Bayezıd’ın annesi Sitti Hatun olup, bu kadın 1467’de oğlu II: Bayezid’e de ağabeyi Alaüddevle’nin kızı yani yeğeni olan Ayşe Sultanı almıştır.

Alman tarihçi Hammer, Fatih’le Sitti Hatun’un evlenmesini şöyle yazmaktadır. Yine o sene zarfında Murad oğlu Mehmed’in Zülkadir prensesiyle izdivacını icra eyledi. Bu memleketin Türkmen Beyi olan Süleyman Bey’in beş kızı vardı. Hızır Ağa’nın haremi bu kızların arasında Osmanlı tahtı varisine bir zevce seçmek için Süleyman Bey’in nezdine gönderilerek seçilen prenses-padişah namına olarak nişan yüzüğünü verdi.

Hızır Bey’in halilesi (zevcesi), gelinin ulaştırılmasına Saruca Paşa ile beraber tekrar Süleyman Bey’in sarayına gelerek gelini götürdü. Bey’in ileri gelen memurları gelini cihazıyla beraber Bursa’ya kadar teşyi ettiler.

Bu şehrin kadıları, alimleri, şeyhleri tantana ile gelinin istikbaline çıktılar. Edirne’de düğün merasimi üç ay sürdü. Mehmed Edirne’den ancak 1450 Kanun-ı Evvelinin nihayetinin hareket ederek Manisa’da hükümetine döndü. Bir ay sonra Murad 49 yaşında olduğu halde ekseriye sefagahı olan Edirne gölünün bir adasında ve ziyafet esnasında nüzül isabetiyle vefat etti.

Diğer bir kaynakta da şöyle yazmaktadır: Memleketin hududunu Dulkadırlılar’ın vasıtasıyla Mısır’a karşı tampon bölge bulundurmak istiyordu. Padişah İkinci Murat güzellliği ile ün salmış Sitti Hatun’u almakla, hem siyasi bir menfaat temin etmiş, hem de sarayına iyi bir gelin getirmiş oluyordu. Yapılan düğününün anlatımı tarihlerde bir hayli yer tutar. II. Murat, evvelce soruşturularak Süleyman Bey’in muvafakatini aldıktan sonra adamlarından Hızır Ağanın karısını Elbistan’daki Dulkadır sarayına gönderdi. Bu kadın, beş prensesten en güzeline Osmanlı veliahtı için padişah namına nişan yüzüğü takacaktı. Görücü, Sitti Hatun’a seçti, yüzüğü takarak Edirne’ye döndü. Bir süre sonra Vezir Saruca Paşa ile tekrar gelerek gelini aldı, Osmanlı payı-tahtına getirdi. Dulkadırlılar’ın bütün memurları Sitti Hanımı, pek muhteşem olan cehizi ile beraber Bursa’ya kadar refakat ettiler. Orda kadılar, hocalar ve şeyhler ve paşalar gelini karşıladılar. Düğün tam üç ay sürdü. Sitti Hatun Edirne’de yaptırdığı Sultan camiinde gömülüdür